Yale ve Stanford mezunu iki genç tarafından kurulan Akademik Dünya'da herkes için kaliteli eğitim içeriği mevcut. Daha önce kendisinden övgü ile bahsettiğim Nuvvo gibi selefleri ile aynı kaderi paylaşmaması dileğiyle, yeni web dünyasının başarılı uygulamasından birkaç güzel ders:
23 Mart 2009 Pazartesi
AcademicEarth.org
Etiketler:
akademik bilişim,
e-learning,
girişimci,
içerik,
kendini tanı,
mobil icerik,
web 2.0
22 Mart 2009 Pazar
New Definition of WWW
World Wide Web'in muciti Tim Berners Lee'den webin geleceğine dair yeni fikirler:
Kendi konuşması için :
http://www.ted.com/index.php/talks/tim_berners_lee_on_the_next_web.html
Konuşmanın özeti için:
http://computemagazine.com/man-who-invented-world-wide-web-gives-new-definition
Kendi konuşması için :
http://www.ted.com/index.php/talks/tim_berners_lee_on_the_next_web.html
Konuşmanın özeti için:
http://computemagazine.com/man-who-invented-world-wide-web-gives-new-definition
Etiketler:
elektronik iş rehberi,
enterprise 2.0,
Human Computation,
içerik,
web 2.0
17 Mart 2009 Salı
Fenerbahçe bayrağı
Yıl 2009, Halk takımı Fenerbahçemiz, halk takımı olmasına rağmen para-pul yerine sportif başarıya odaklanmışken, elit cimbom yani asilzadelerin takımı zimzom yeni stadını inşa ederken, işçilerin parasını ödeyemediği için inşaata Fenerbahçe Bayrağı dikilmekle tehdit ediliyor...
Tarihe not düşülecek bir başarısızlık :
http://www.ntvmsnbc.com/id/24947417/
Tarihe not düşülecek bir başarısızlık :
http://www.ntvmsnbc.com/id/24947417/
Etiketler:
başarı,
fenerbahçe,
kendini tanı
9 Mart 2009 Pazartesi
Singapore
Singapur;


- Tertemiz, Yemyeşil,
- Sakin, düzenli, yasalara riayet edilen,
- Sıcak ama, ansızın yağan tropikal yağmurlu,
- Alışveriş merkezi dolu,
- Chinatown'da pazarlık edilmeli,
- Müslümanı da var budisti de hristiyanı da... (ve dahi yahudisi)
- Limanı, sentosa'sı, little indisa'sı, budist tapınakları,
- İlginç yemekleri,
- İlginç komşuları,
Malezya, Kamboçya, Endonezya, Tayland, Filipinler, Burma, Laos, ve hatta Hong Kong ya da Papua Yeni Gine,
Biraz daha uzağı göze alırsan, Çin, Hindistan, Avusturalya, biraz daha dersen Kore-ler ve Japonya
Biraz daha uzağı göze alırsan, Çin, Hindistan, Avusturalya, biraz daha dersen Kore-ler ve Japonya
- İngiliz izleri ve soldan akan trafiği ile Asya'nın en küçük ikinci ülkesi...
Etiketler:
kendini tanı
4 Mart 2009 Çarşamba
Netbook
Evdeki laptopların hırsızların azizliğine uğraması sonucu, sanal alemle bağları zayıflayan aile fertlerinin baskılarına daha fazla dayanamayacağım... Ucuz ve küçük bir çözüm için bu yılın popüler kelimesinin peşine düştüm : netbooklar
Gözümüze ilk kestirdiğimiz ürün olan Asus Aspire One'ı incelerken bir netbookta dikkat edilesi özelliklerin kısaca şunlar olduğunu gördük:
1. Ekran boyutu
2. Klavye, mouse ergonomisi, boyutları
3. Pilin 6 hücreli olup olmadığı
4. Üzerinde Windows ya da Linux olması
5. Şarj aletinin boyutları (ilginç görünse de forumlarda insanların üzerinde durduğu bir mevzu)
6. Belleğin yükseltilebilir olup olmaması
7. Sabit diskin varlığı ve kapasitesi
8. Tabi ki işlemci hızı
Bu kıstaslardan özellikle 1,2,3,6,7 ve 8'i baz aldığımda şu an itibarı ile fiyat - performans açısından Samsung NC 20 öne çıkan ürün oldu...
İlgilenenlere mevzu ile ilgili faideli ve detaylı iki kaynak :
1. Yahoo Netbook Guide
2. LaptopMag Netbook Reviews
Gözümüze ilk kestirdiğimiz ürün olan Asus Aspire One'ı incelerken bir netbookta dikkat edilesi özelliklerin kısaca şunlar olduğunu gördük:
1. Ekran boyutu
2. Klavye, mouse ergonomisi, boyutları
3. Pilin 6 hücreli olup olmadığı
4. Üzerinde Windows ya da Linux olması
5. Şarj aletinin boyutları (ilginç görünse de forumlarda insanların üzerinde durduğu bir mevzu)
6. Belleğin yükseltilebilir olup olmaması
7. Sabit diskin varlığı ve kapasitesi
8. Tabi ki işlemci hızı
Bu kıstaslardan özellikle 1,2,3,6,7 ve 8'i baz aldığımda şu an itibarı ile fiyat - performans açısından Samsung NC 20 öne çıkan ürün oldu...
İlgilenenlere mevzu ile ilgili faideli ve detaylı iki kaynak :
1. Yahoo Netbook Guide
2. LaptopMag Netbook Reviews
Etiketler:
elektronik iş rehberi
Anonim
Koibitosunun internette dolaşan anonim e-postalardan ilettiği bir eşek hikayesi :
"Günlerden bir gün, köylerden birinde, bir adamın eşeği kör kuyulardan birinin içine düşmüş. Niye düşer, nasıl düşer diye sormayın. Eşek bu, düşmüş işte. Hayvancık saatlerce acı içinde kıvranmış, anırmış, sesini duyurmaya çalışmış.
Derken eşeğin sahibi gelmiş kuyunun başına. Bir hal çaresi düşünürken bir koşu gidip köylüleri yardıma çağırmak gelmiş aklına. Bakmışlar ki hayvan zaten yaralı, belki de kırık çıkığı da var, çok acı çektiği de belli, artık kurtarılsa da işe yaramaz düşüncesiyle çıkarmaktan vazgeçmişler ve üzerini toprakla doldurmaya karar vermişler. Herkes eline geçirebildiği ne varsa başlamışlar kuyuyu toprakla doldurmaya. Zavallı hayvan, üzerine gelen toprakları her seferinde silkinerek üzerinden atmış. Onlar yukarıdan atmış, eşek silkelenerek her defasında toprağı altına almış. Derken, ayaklarının altına aldığı toprak sayesinde her defasında biraz daha yükselmiş ve giderek yukarıya çıkmaya başlamış eşek. Köylüler de şaşırmışlar hayvanın giderek yükselmesine. Onlar atmış eşek yükselmiş derken neticede hayvan yukarıya çıkmayı başarmış...
Hayat, bazen bizim de üzerimize abanır. Üstümüzü toz toprakla örtmeye çalışanlar çok olur. Bunlarla baş etmenin tek yolu sızlanmak değil, düşünüp silkinmek ve kurtulmaktır. Aydınlığa bir adım daha yaklaşmaktır. Kör kuyuda olsak bile!"
Kıssadan kısalar;
Kendini eşek yerine koymak insana ağır gelir (mi?)...
Eşek kurtuldum derken, geldiği seviyede aslında daha farklı tehlikelerle karşılaşır mı? Yoksa önemli olan çabadır, gerisi tevekkül müdür?
Köylülerin davranışı ile muasır medeniyetler arasında ne gibi paralellikler vardır?
.......
....
.
"Günlerden bir gün, köylerden birinde, bir adamın eşeği kör kuyulardan birinin içine düşmüş. Niye düşer, nasıl düşer diye sormayın. Eşek bu, düşmüş işte. Hayvancık saatlerce acı içinde kıvranmış, anırmış, sesini duyurmaya çalışmış.
Derken eşeğin sahibi gelmiş kuyunun başına. Bir hal çaresi düşünürken bir koşu gidip köylüleri yardıma çağırmak gelmiş aklına. Bakmışlar ki hayvan zaten yaralı, belki de kırık çıkığı da var, çok acı çektiği de belli, artık kurtarılsa da işe yaramaz düşüncesiyle çıkarmaktan vazgeçmişler ve üzerini toprakla doldurmaya karar vermişler. Herkes eline geçirebildiği ne varsa başlamışlar kuyuyu toprakla doldurmaya. Zavallı hayvan, üzerine gelen toprakları her seferinde silkinerek üzerinden atmış. Onlar yukarıdan atmış, eşek silkelenerek her defasında toprağı altına almış. Derken, ayaklarının altına aldığı toprak sayesinde her defasında biraz daha yükselmiş ve giderek yukarıya çıkmaya başlamış eşek. Köylüler de şaşırmışlar hayvanın giderek yükselmesine. Onlar atmış eşek yükselmiş derken neticede hayvan yukarıya çıkmayı başarmış...
Hayat, bazen bizim de üzerimize abanır. Üstümüzü toz toprakla örtmeye çalışanlar çok olur. Bunlarla baş etmenin tek yolu sızlanmak değil, düşünüp silkinmek ve kurtulmaktır. Aydınlığa bir adım daha yaklaşmaktır. Kör kuyuda olsak bile!"
Kıssadan kısalar;
Kendini eşek yerine koymak insana ağır gelir (mi?)...
Eşek kurtuldum derken, geldiği seviyede aslında daha farklı tehlikelerle karşılaşır mı? Yoksa önemli olan çabadır, gerisi tevekkül müdür?
Köylülerin davranışı ile muasır medeniyetler arasında ne gibi paralellikler vardır?
.......
....
.
Etiketler:
hayır,
herderdedeva,
içerik,
kendini tanı,
tuğla teorisi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
